tel 0 216 540 10 73     mail bilgi@obus-target.com
twitter facebook header_sosyal1 Ziyaretçi Defteri
l Oksijen ve Tuz İyonizer

Oksijen ve Tuz İyonizer

OKSİJEN JENARATÖRÜ, TUZ JENARATÖRÜ VE İYONİZER
Su kullanımı, su kıtlığı, su ve kimya, kimyasallar, kimya ve insan, su ve oksijen, havuz suyundan oksijen üretmek,havuz suyunda parçalanmış su elementlerini birleştirip su yapmak. Suyun bir elementi olan Oksijeni havuzda hijyen için, havuz kimyasalı olarak kullanmak,Havuz suyundaki tuzdan klor üretmek. BU YAZININ ANA KONULARIDIR
 
Havuz suyunu bilinçsiz uygulamalarla bozan bizler, milyonlarca ton suyu ters yıkamalarla deşarj ederek doğada bizi bekleyen hazır içme suyunu da kullanılamaz duruma getirmekteyiz.   

Klorlu havuzlarımızın,milyonlarca ton suyunu,doğaya boşaltmakla,içme için kullandığımız kaynak sularına zararı, atılan suyun 18 katını buluyor.
 
HALBUKİ BU ŞİŞEDEKİ SUDA YÜZMEK ELİNİZDE.

DEŞARJ EDİP ATTIĞINIZ SUYU TEKRAR KAZANABİLİRSİNİZ
Lütfen bu yazıyı hafızanıza kaydediniz. Bir kaç kez okuyunuz. Geleceğimiz olan çocuklarımıza yaşam hakkı veriniz.
 
Bilimden sanata, teknolojiden ekonomiye kadar her alanda su, insan yaşamının vazgeçilmezidir.Su ve su kaynaklarına o kadar bağımlıyız ki, su ve su kaynaklarının sınırlı olduğunu unutmamalıyız. Su kaynaklarımızı ulusal olarak korumanın yanı sıra bireysel su tasarrufu yöntemleriyle de yaşam standardımızı belirleyen ve dolayısıyla kültürümüze de hayat veren su kaynaklarımızı gelecek nesillere bırakabiliriz.
 
Su, kimyasal olarak hidrojen ve oksijen elementlerinden oluşan, gaz, katı ve sıvı halde bulunabilen bir maddedir. Yaşamın kaynağı su, tüm canlı organizmalardaki temel unsurdur. En küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa kadar bütün biyolojik yaşamı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta tutan sudur. Dünyamızın %70'ini kaplayan su, dikkat ediniz bedenimizin de %70 ini kaplar.Bu bir tesadüf değildir. Hikmeti, canlı cansız her şeyi yaratandadır.

Suyun kullanım alanları
Canlıların gelişim sürecinde ,temelde suyun önemli bir rolü oldu.Medeniyetler hep akarsuların yanına kuruldu.Su hayatın devamı demektir. Su, içme suyu, evlerde  kullanıldığı gibi tarımsal sulamada,bilim ve sanayide de kullanılıyor. Her tür temizliğimizi suyla yapıyoruz. Suyun nasıl temizlenip geldiğini düşünmüyoruz.Ancak, susuz yapamayacağımızı biliyoruz.
 
Su gibi, hayatımızda olmazsa olmaz bir maddede kimyadır. Kimya yerkürenin kendisidir. Kimya insandır. Yediklerimiz ve içtiklerimizin hepsi  su ve kimyadır. Kimyanın çeşitlerine de Kimyasallar diyoruz. Kimyanın bilinçsiz kullanımı yalnız kişinin kendini değil toplumu da tehdit ediyor. Klor hijyen sağlamak için gerektiği kadar kullanıldığında fayda sağlarken ,aynı klor bilinçsiz kullanıldığında çevreye ve canlılara tehdit saçıyor. Kloru 2 dakika koklayan kim olursa olsun ölüyor. Klorlu ortamı soluyanın solunum yolları bozuluyor, kanserojen etkisi ise…!! 2012 Ocak ayı başında televizyonların geçtiği habere göre: Bir mahalleye atılmış içi boş klor varillerinden çıkan klor kokusu bütün mahalle sakinlerinin hastaneye yatırılmasına ve hepsine serum verilmesine sebep olmuştu. Havuzlarda kullandığımız serpme klor sistemi ile aynı felaketi yavaş yavaş soluyarak alıyoruz. 
 
Tarımsal su kullanımı
- Gelişmiş ülkelerde su kaynaklarının % 39’u
- Gelişmekte olan ülkelerde %52’si
- Türkiye’de %72’si tarımsal amaçlarla kullanılmaktadır.

Endüstriyel su kullanımı (ortalama)
- 1 otomobil üretimi için 300 - 400 ton
- 1 ton çelik üretimi için 240 ton
- 1 varil (yaklaşık 200 lt) ham petrolün rafine edilmesi için 7 ton
- 1 kg kumaş (baskılı boyalı) üretimi için 200 litre...

Evlerde  su kullanımı
- Banyo yapmak için (asgari) 50 - 60 litre  
- Duş almak için 35 litre
- Diş fırçalama (musluk açık-3 dakika) 1 litre, 
- Damlayan musluk (haftada) 140 litre
- Tuvalet için (asgari) 25 litre, 
- Bulaşık ve çamaşır makinesi (1 yıkamada) 100 - 120 litre
- Araba yıkama 10 litre ve hortumla yıkama 540 litre.

NETİCESİ
Susuz toprak ve besleyebildiği küçük bir ot.
Su kıtlığına neden olan etmenler.

Geçtiğimiz yüzyıl başında dünya nüfusu 1.6 milyarken,şimdi 6,5-7 milyara ulaştı. Sanayinin hızla gelişmesi ve şehirleşme ile beraber su kullanım oranı daha da arttı. Aşırı ve bilinçsiz tüketim, su şebekelerinin yetersiz ve sağlıksız oluşundan dolayı kullanılır su miktarındaki kayıplar, daha da önemlisi küresel ısınma nedeniyle yeraltı suları, ırmak ve göllerden oluşan su kaynakları tehdit altında bulunuyor. Bu tür kayıplar özellikle yağışların az olduğu ülkelerdeki tüketilen suyun yenilenememesine neden olduğundan, bu ülkeler (ör.n.Afrika) giderek su rezervlerini tüketiyorlar. Bunun sonucu olarak da 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının su yokluğu ya da kıtlığı sorunu ile karşılaşacağı tahmin ediliyor. Bir tarafta su sıkıntısını yeni yeni hissetmeye başlamalarına rağmen birçok ülkede ekonomik,çevresel ve sosyal anlamda refahı arttıran su kaynakları bilinçsizce tüketilirken, diğer taraftan halen bir milyardan fazla insan temiz içme suyu veya kullanım suyundan yoksun şekilde yaşam savaşı veriyor.
 
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), verilerine göre 3. dünya ülkelerindeki hastalıkların % 80'i (malarya, tifo, kolera, dizanteri) sağlıksız ve yetersiz su kullanımından kaynaklanıyor. Temiz su kaynağı yetersizliği yüzünden çoğu çocuk, haftada 30 bin kişinin kirli suyun yol açtığı hastalıklar yüzünden öldüğü biliniyor. Kuraklığın yaşamlarının bir parçası olan milyonlarca insan, suya ulaşmak ve yaşamlarını sürdürmek için her gün ortalama 20 kg su ile kilometrelerce yol kat ediyor. Su taşımak zorunda olan çoğu kadın ve genç kız ise okullara gönderilmiyor.
 
Suyun insan tarihini oluşturan en önemli unsurlardan biri olduğunun farkına yeterince varamazsak, kaynakların bilinçli ve kontrollü kullanımını sağlayacak çözümleri de yeterince uygulayamayız. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler tarafından 2000 yılında belirlenen Binyılın Kalkınma Hedefleri doğrultusunda, üye ülkeler temiz su sıkıntısı çeken bir milyardan fazla kişi sayısını 2015 yılına dek en az yarıya kadar indirmek için adımlar atacağı sözünü verdi
 
NEDEN DOĞAL KAYNAK SUYU  İÇİNDE YÜZMEYELİM?
SUYUN ÖZELLİKLERİNİN MUHAFAZASI VE GERİ KAZANIMI.

 
Dünyamızda çevre dostu insanlar ile yüzücülerimiz gün geçtikçe çoğalıyor. Bu bilinçte olan insanlar duş alır gibi saf, doğal, gözümüzün suyu kadar pH ı olan, kloru hiç olmayan havuzlarda yüzmeyi tercih ediyor.
 
GELİŞMİŞ ÜLKELERDE FİZİKO KİMYA TEKNOLOJİSİ KULLANIMI
   
NASA TEKNOLOJİSİ
İyonizer sistemi: 45 Yıl önce 1967 yılında NASA tarafından keşfedilen Teknoloji.Ay  yolculuğunda astronotlar için hazırlandı. İlk olarak kendi üreleri dahil İçtikleri suyu arıtmak ve  bakterileri imha etmek için uzay yolculuğunda astronotlar tarafından kullanıldı.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE İYONİZER KULLANIMI
MAZİSİ 45 YIL OLAN TEKNOLOJİ

Özel Havuzlar: %80.
Otel,site,klüb ve hastaneler: %60.
Sanayide ve tarımsal sulamada: %80
TÜRKİYE: %5
 
GELİŞMİŞ ÜLKELERDE TUZ KLORÜNATÖRÜ KULLANIMI
MAZİSİ 20-25 YIL OLAN TEKNOLOJİ

Özel Havuzlar: %40
Otel,site,ve klübler: %30
Sanayide ve tarımsal sulamada: %30
TÜRKİYE: %3
 
GELİŞMİŞ ÜLKELERDE OKSİJEN JENARATÖRÜ KULLANIMI
MAZİSİ 2 YIL OLAN AMERİKA KÖKENLİ TEKNOLOJİ

Amerika:% 20 ÇOĞU SPOR KLUBLERİ OTEL VE SİTELER
Avrupa:% 10 AYNI
TÜRKİYE:% Değeri yok.
 
NEDEN DOĞAL KAYNAK SUYUİÇİNDE YÜZMEYELİM?
AMERİKADA TEK  İMALATÇI
TÜRKİYEDE SADECE BİZ OBÜS TARGET
İŞTE SİZE FIRSAT SİZ  BU SORUNU ÇÖZEBİLİRSİNİZ

 
KLORİYON
 
Bu yeni doğal klor üreten sistem neden sizin havuzunuzda olmasın?. Bu sistemlerin içinde,aynı anda bakır iyonizasyon sistemide olduğu için havuzunuzda, bakteri yaşayamayacağından yeşillenme ve yosunlanma olmaz. Havuz suyunuz kristal berraklığında doğal kaynak suyu kalitesinde olur. Sistem, benzer sistemlere göre çok daha fazla güç sunan, daha güvenilir, daha dayanıklı, daha kolay kullanımlı cihazdır. İki ayrı hücre, hücrenin bir tarafında titanyum bir tarafında da bakır elektrodlar vardır. Bakır ve Titanyum plakalar, belirli aralıklarda dizilmiş havuz büyüklüğüne göre seçilmiş plakalardan oluşur.

Elektroliz başladığı anda plakalara küçük bir elektrik verildiğinde suda gezen serbest oksijen molekülleri ile hidroksil radikalleri OH elektro fizik yolu ile  ayrıştırılarak iki güçlü oksitleyici olur. Sonra birleşirler ve su H2O olur.

Bu iki güçlü oksitleyicinin suyu oluşturmadan önceki vazifesi, vücut yağları, ter, bronzlaştırıcı losyonlar,üre,dışkı ve diğer organik maddeleri ortadan kaldıran ve parçalayan bir süreçtir.

Sistemin bir bölümü sizi,yosun önleyici olarak kullandığınız bakır sülfat olan zehirden kurtaracaktır. Onun yerine size faydalı olan ve uçucu olmayan iyonlarla suyu besleyecektir. Titanyum elektrod bölümü de, ihtiyacınız olan kloru 0,3 ile 0,6 seviyelerinde tutmak üzere çalışacaktır.

Burada dikkat edilecek çok mühim bir nokta vardır. Mutlak surette elektrodlara verilecek akımı bilmek ve bunu çok iyi ayarlamak gerekir. Burada yapılacak bilinçsiz ayarlar suya granür olarak giren bakırların herhangi bir  vazife yapmasını önleyeceği için bir fayda sağlamayacaktır. Bunun terside suya istenilen miktardan fazla enjekte edilmesi de bir o kadar yanlıştır. Bakır iyonları güvenilir bir içme suyu  sisteminde dahi kullanılırken sudan bir parça halinde olan,ancak laboratuar tahlillerinde ve özel bakır ölçüm kitlerinde görülebilen mikronlar halinde moleküllerdir. Gizlenen akıllı bakterileri yakalar ve imha eder.  Suyun içinde kalıcıdır. Yosun önleyici gibi yok olup gitmez. Şimdilerde kimi saygın firmalar, çamaşır makineleri ve ısıtıcı soğutucu fan sistemlerinde bu sistemi kullanmaktadırlar.